Alan Liderliği Mesajı

Rab’bin “Evrensel Kapsayıcı” Antlaşma Yoluna İnanmak

“Şimdi öğrenciliğimizi en yüksek önceliğimiz haline getirme zamanıdır. … İsa Mesih’in sadık bir öğrencisi olmanız için ne çok erken ne de çok geçtir.”

image
Robert F. Schwartz, Birleşik Krallık Alan Yetmişi, Kuzey Avrupa Alanı

Geçen yılın başlarında bir arkadaşımla birlikte yemek yedik. Buluşmamızdan kısa bir süre önce, her ikimiz de Başkan Nelson’ın çağrısına uyarak “Rab’bin antlaşmalı İsrail için yapacağını vaat ettiği her şeyi” öğrenmek, bu vaatleri derinlemesine düşünmek ve ardından “onlar hakkında ailemizle ve arkadaşlarımızla konuşmak” için adımlar atmıştık. [1] Rab’bin vaatlerine birlikte hayranlıkla bakarken kalbimiz çok etkilendi. Arkadaşım, kendi başına çalışana kadar kilise konuşmalarında ve derslerinde “antlaşma yolu” terimini duyduğunda “çığlık atmak istediğini” itiraf etti. Bu kelimeler ona pek anlamlı gelmiyordu. Sonra, çaba ve odaklanma sayesinde rahatsızlığın yerini anlayış ve sevinç aldı.

Kendi araştırmamızda, antlaşma İsrail’i (anlamı “Tanrı galip gelsin” olarak okunabilen bir isim) inceleyerek, Rab’bin vaatlerinin günlük endişe ve kaygıların yokluğunda değil, bunların ortasında kök saldığını öğrenebiliriz. [2] Herkes gibi, Avram ve Saray (daha sonra İbrahim ve Sara diye adlandırıldılar), oğulları İshak ve karısı Rebeka, torunları Yakup (sonradan İsrail diye adlandırıldı) ve ailesi de hem o zaman hem de gelecek nesiller için barınak, yiyecek, su, aile, ulus, huzur ve kimlik bulmak zorundaydılar. [3] Bu duyguyu iyi biliriz.

Ancak Rab onlara cesur bir çözüm sunar: Bunların peşinden olağan, insani yollarla, kendiniz için elde etmek için çılgınca çabalayarak gitmeyin. Bunun yerine, Tanrı der ki önce kendinizle beni ilişkilendirin, size vereceğim sözlere göre hareket edin, o zaman ben sizi çevrenizdekilerle ilişkilendireceğim, size göstereceğim, size sağlayacağım, sizi koruyacağım, size soy vereceğim ve size isim vereceğim. [4]

Tanrı ile olan bu diyalog, ilk başta doğal içgüdülerimize aykırı olduğu için rahatsız edici gelebilir. İçgüdülerimiz şöyle der: Önce elde etmeyi ön plana koyarsak elde ederiz, değil mi? Bunun yerine, Rab bizi bir gerilimi benimsemeye davet ediyor: Kesin bir geleceği güvence altına almak için şimdi kesinlik arayışımıza ateşli bir şekilde sarılmayı gevşetmemizi istiyor. [5] Rab, Musa’yı İsrail’in dört yüzyılı aşkın Mısır köleliğinden sonra antlaşma kimliğini yeniden yaratmak için kullanırken, Musa’nın İsraillilere öğrettiği şey budur: “Sizi aç bırakarak sıkıntıya soktu. … man ile sizi doyurdu. İnsanın yalnız ekmekle yaşamadığını, Rab’bin ağzından çıkan her sözle yaşadığını size öğretmek için yaptı bunu.” [6]

image

İsa’nın, hizmetinin başlangıcında da aynı gerçeği yinelediğini duyuyoruz. İsrail’in 40 yıllık çöl yolculuğu, antlaşma bilincini yeniden inşa ederken, İsa’nın uzun süren çöl orucu, ilahi antlaşma kimliğinin sorgulanmasına neden olur: “İsa kırk gün kırk gece oruç tuttuktan sonra acıktı. O zaman Ayartıcı yaklaşıp, ‘Tanrı’nın Oğlu’ysan, söyle şu taşlar ekmek olsun’ dedi. İsa ona şu karşılığı verdi: ‘İnsan yalnız ekmekle yaşamaz, Tanrı’nın ağzından çıkan her sözle yaşar’ diye yazılmıştır.’” [7] Antlaşma yaşamının sözleri İsa’nın içinde o kadar derindir ve O bu sözleri o kadar tam olarak benimsemiştir ki, kimliği ve antlaşma taahhüdü saldırıya uğradığı anda bunlar O’nun doğal tepkisini oluşturur.

Bundan kısa bir süre sonra İsa bu öğretiyi şöyle pekiştirir: “Öyleyse, ‘Ne yiyeceğiz?’ ‘Ne içeceğiz?’ ya da ‘Ne giyeceğiz?’ diyerek kaygılanmayın. … Oysa göksel Babanız bütün bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir.  Siz öncelikle O’nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar da verilecektir.” [8]

Bu bakış açısıyla, Başkan Nelson’ın son davetlerinden birini daha iyi anlayabiliriz: “Şimdi öğrenciliğimizi en yüksek önceliğimiz haline getirme zamanıdır. … İsa Mesih’in sadık bir öğrencisi olmanız için ne çok erken ne de çok geçtir.” [9] Gerçekten de Başkan Nelson’ın bizi teşvik ettiği gibi: “Antlaşma yolu herkese açıktır. Herkesten bizimle birlikte bu yolda yürümelerini rica ediyoruz. Başka hiçbir iş bu kadar evrensel olarak kapsayıcı değildir.” [10]


Dipnotlar

  1. Başkan Russell M. Nelson, “Tanrı Galip Gelsin,” Genel Konferans Ekim 2020, https://www.churchofjesuschrist.org/study/general-conference/2020/10/46nelson?lang=tur
  2. Nelson, “Tanrı Galip Gelsin.” Bu konuşmada, Başkan Nelson şunları söylüyor: “İki İbrani bilim insanının yardımıyla, İsrail kelimesinin İbranice anlamlarından birisinin “Tanrı galip gelsin” olduğunu öğrendim.’ Bu nedenle, İsrail ismi esasında kendi hayatında Tanrı’nın galip gelmesine istekli olan bir kişiyi ifade eder. Bu kavram benim ruhumu canlandırıyor!”
  3. Bkz., örneğin, Yaratılış 12:1–4; 13:2–9; 17:6–20; 21:24–31; 24:11–14.
  4. Bkz. Yaratılış 12:1–3, 7; 13:14–18; 15:1–4; 17:1–22; 18:13–33; 20:17–18; 21:12–13; 22:1–2; 26:2–5, 24; 28:12–15; 31:3, 11–13; 32:24–30; 35:1, 9–13; 39: 2, 21; 46: 2–4; 48:3–
  5. Kutsal yazılarda bu dinamiğin örnekleri saymakla bitmez, ancak öne çıkan örnekler arasında Markos 10’da (10:17–27) sonsuz yaşam hakkında soru soran genç beyle İsa’nın yaptığı konuşma ve Öğreti ve Antlaşmalar 123’te (123:13–17) Rab’bin Joseph Smith’e verdiği cesaret sayılabilir.
  6. Yasa’nın Tekrarı 8:3. İbranilerin/İsrailoğulları’nın Mısır’da kaldıkları süre, Mısır’dan Çıkış 12:40-41’de belirtilmiştir.
  7. Matta 4:2–4 (vurgu eklenmiştir).
  8. Matta 6:31–33.
  9. Başkan Russell M. Nelson, “Rab İsa Mesih Tekrar Gelecektir,” Genel Konferans Ekim 2024, https://www.churchofjesuschrist.org/study/general-conference/2024/10/57nelson?lang=tur
  10. Başkan Russell M. Nelson, “Sonsuz Antlaşma,” Liyahona, Ekim 2022 (https://www.churchofjesuschrist.org/study/liahona/2022/10/04-the-everlasting-covenant) (vurgu eklenmiştir).